29 Haziran 2010 Salı

500 days of Summer


Uzun zamandır film izlememiş olduğumun farkına vardım bu sabah..Aslında çok uykusuzum..Film izlesemmi,uyusammı ,kitapta okumadım iki gündür biraz kitap okuyayım,offf boynum çok ağrıyor..İç seslerim karmakarışıktı..Film izliyim olmadı sızar giderim zaten dedim..Film seçmek için bilgisayarımın başına oturdum...Önce bi filme tıkladım kanlı bıçaklı bi resmi vardı beğenmedim sonra başka bi filme tıkladım gerilime benziyodu uçurumlar falan,sonra başka bi filme tıkladım hoş bi hatun 2 adam hızlı bi filmdi..Aradığım tam olarak neydi ya da ben ne arıyodum bilmeden uzun zamandır ertelediğim bi filme ilişti gözüm..500 Days Of Summer..İzlemek için daha güzel bigün ayarlıcaktım tek başıma değil böyle kalabalık huzurla izlemekti niyetim ama içimden bişey dönüp dolaşıp yüzlerce filmin içinde buna gidiyordu...Yatağa yattım önce nasılsa sızar giderim diye düşündüm..Ama film o kadar etkilemiştiki sızmak bi yana gözümü kırpmadan izledim..Yok canım daha nelerde dedim aslında haklılar belkide de...Verdiği mesajlar açısından çok sevdiğim bir film oldu..Özellikle filmde günlerin sırayla gitmemesi geçmişle geleceği karşılaştırma açısından çok akıllıcaydı..Şiddetle tavsiye edilir..

2 yorum:

egeria dedi ki...

Evet gerçekten güzel bir tercih yapmışsın.. Çok güzel olağan bir hikaye çok akıcı kurgulanmış... En fazla etkilendiğim bölümlerden birisi beklentiler ve sonuçlar bölümü yani çocuk kızın evine giderken ne hayaller kuruyordu, fakat olanlar nasıl bir yere getirdi... Bazen isteklerimiz ne ise o yönde algılarız işaretleri...Beklentisiz olmak en iyisi hayat süprizlerle dolu ;) Güzel bir hatırlatma oldu, şimdi tekrar izlicem bende =)

Ezgi* dedi ki...

Egeria: Evet orası benimde çok hoşuma gitmişti gerçekten çok akıcıydı ki ben genelde sıkılırım böyle soluksuz izlediğim film azdır..Yorum için teşekkürler güzel bir şeye vesile oldumm=)