2 Haziran 2010 Çarşamba

AKGÜN AKOVA


Barış nedir sevgilim biliyor musun?
Bir köprümüdür üstüne gölgeler düşünce çöken
Halka açılamadan batan bir şirket,
iki savaş arası verilen çay molasımıdr barış yoksa
Hurdacıya söylediği son sözlermi bisikleti vurulan bir çocuğun,
Söyle sevgilim;
Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış,
Lozan'dan gelen telefonmu Mustafa Kemal'e
çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokakmıdır barış yoksa?


Söyle sevgilim;
De ki,
Tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış
saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan Bir meydan saati
ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran bir melek
de ki
aptalların türküsü
oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış
dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde


De ki sevgilim
İçine bayat pil konmuş el feneridir barış
Fosforlu izleridir bayrakların üzerinde gezen salyangozların
barış düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan
kör bir toplumun tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir
barış
kendinde bulamadığını başkalarında aradığıdır insanın barış
halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde
açılmadığı için posta kutusunda ölen bir mektuptur barış
patlayıp seyircileri öldüren bir futbol topudur son dakikada


Bunların hiçbiri
hiçbiri değilse barış,
Söyle Sevgilim
Savaşın düş kurduğu yerlerde
hangi yüzsüzün uydurduğu bi'sözcüktür
şu dillerden düşmeyen barış..
AKGÜN AKOVA




2 yorum:

asmabahce dedi ki...

Ne severim Akgün Akova'yı, nerdeyse tüm şiirlerini ezbere bilirim:)))

Ezgi* dedi ki...

Asmabahçe;
Bende çok severim..Bu şiirin bu günlere yakışacağını düşünerek yayınladım...Beğenmenede çok sevindimm teşekkürler =)