24 Aralık 2010 Cuma

Evrene mesaj...Kısa Kısa

Bikaç gündür yazmıyorum...Okula gittiğimde arkadaşlarım ''negatif enerjin hepimizin çakralarını tıkadı ''diye gülümsetmeye çalışsalarda gülemiyorum..Hani yüzüme aptal sırıtma ifadesi vermek bile yük gibi geliyor..Psikolojim bozuk..Uzun süre içime attıklarımın patlaması olarak ve geçici bir süre olduğunu düşünerek saniyelik uzaklaşıyorum sıkıntımdan..Evet saniyelik..Sadece bu kadar..Bu haldeyken buraya gelip saçma sapan cümleler kurup meşgul etmek istemedim seni,onu,sizi...Sevinçlerim en fazla bir iki günlük..Heveslerim,heycanlarım,umutlarım bir günlük..Umutlarım dedim dimi..Evet o kadar vahim..Psikolojik destek görmeye ihtiyacım var..Buna eminim..Şuanlık kişisel gelişim kitapları aşamasındayım..Evrene doğru mesajı vermeye uğraşıyorum..Çünkü o ben ne dersem onu yaparmış..Hatta bütün bu yaşananların sorumlusu benmişim.Çekim yasasıyla negatif düşüncelerim hayatıma hep negatiflikler çekiyormuş...Etrafımda güç idolü* olarak gördüğüm insanlar var..Hani ben kaldıramam dediğim şeyleri kaldırabilen..Onları düşünüyorum..Ayaktalar bak diyorum..Silkeleniyorum.Evet oda bir günlük...Kendimi bir günde toplayıp aynı günün sabahı gene dipte buluyorum..Anla beni evren..Al doğru mesajı lütfen...

----

Dün bir günlükler listemi Küçük İskender söyleşisine ayırmıştım..Faceookta meşhur sayılabilecek yeni dönem şairlerinden..Dermen İskender Över..En son Cezmi Ersözün söyleşisine gitmiş ve yarıda bırakıp çıkmıştım.Tamamen hayal kırıklığı olan Cezmi Ersöz edebi yaşantısının ağırlığına tamamen zıt hoppala bir hayat yaşayan,egoist,ukala,ağzı bozuk bir  adammış..Neyse Küçük İskender demiştim..Kendisi son yarım saat arayıp psikolojik rahatsızlığından dolayı gelemeyeceğini bildirince..Onada ayrı bir köpürdüm..

---

Bugün gerek kişiliğini gerek edebi yüzünü gerek iletişim becerisini gerek spor ve siyasi görüşlerini her zaman takdire şayan bulduğum Ceyhun Yılmazın Marmara Üniversitesinde gerçekleştirdiği söyleşideydim..Bir kere başta şunu belirtmek isterim salonun tıklım tıklım dolu olmasının , ayakta bile duracak yer kalmamasının sebebi etkinliğin yapıldığı üniversitenin merakı değil tamamen dışarıya açık bir söyleşi olduğundandır..Kendi okulumda fakülteler arası bile geçişin yasak oluşu,yapılan etkinliklere dahi diğer fakültelerden öğrenci alınmamasıyla kimse büyük bir ilgi beklemesin..Bugün o salona Bursadan bile gelen vardı bırakın fakülte dışını..Neyse dolu dolu 2 saat geçirdim..Bir günlükler listemde gene yeri büyüktür...Bir kere daha tebrik ettim..

O değilde rütük* değil retük* diye üstünü basa basa çizmiştir..
Böyle insanlar hala var..
Ne mutlu..

4 yorum:

Elif GEZER dedi ki...

Aslında mutsuzluk diye birşey yoktur. Çünkü o hep içimnizde varolan bir duygu. O yüzden mutlu olmaya çalışma, mutluluğu görmeye çalış. Hatta bu konuda süper olduğum söylenemez ama slients.voice@gmail.com adresine mail atarsan mümkün olduğunca yardımcı olmaya çalışırım :)

Ezgi* dedi ki...

Mutluluk olmadan mutsuzluk mutsuzluk olmadan mutluluk olmaz gibi birşey aslında, sorun bunu görememek zaman zaman..Teşekkürler Elif =)

pınar dedi ki...

benim tavsiyem makarna salatası:P

Ezgi* dedi ki...

Egomu besledim dün bugün daha iyiyiz =)))