18 Temmuz 2011 Pazartesi

Açık mektup

''Biz ne zaman bu hale geldik?'' demişti Ece Temelkuran bambaşka bir konunun son cümlesinde.. En çok bu soruyu sevmiştim o konuşmada..Nereye koyarsan uyarlı cümleler vardır ya.. İşte öyle bir cümle bu da.. Şimdi övünülen eğitim sistemimizin acizliğine , banyo yapmaktan bi-haber toplu taşıma kullanıcılarına , dostum diyen arkadaşlarıma tek tek bu soruyu sormak istiyorum.. Adelet diyen büyüklere , büyüğüm diyen büyüklere bile biz ne zaman bu hale geldik diyesim var..Ama asıl İstanbulla konuşmaya gelmiştim ben..
Canım İstanbul...
Seni severim bilirsin hatta her muhabbette ben İstanbuldan başka yerde yaşayamam ya demişliğim var.. Ama sende içinde barındırdığın insanlardan bir şeyler kapmış olacaksın ki bu sevgimi suistimal ettin.. İçinde de var öyle insanlar bildin mi ? Belki yüzlerce kez suratına Biz ne zaman bu hale geldik dememek için kendimi tuttuğum insanlar..Karşılıksız sevmek odağında yaşayan ama sevmekten bi-haber olan.. Lafa gelince canım , ciğerim dediğin ama ölsen ruhunun duymayacağı insanlar.. Doluyum İstanbul..Tamam seni bi ayrı severim bilirsin ama ben gitmiyim bi süre sen kov beni olur mu ?

2 yorum:

Murat dedi ki...

5 sene içinde kendisinden nefret ettirebilecek yegane güzellik,

istanbul...

Ezgi* dedi ki...

Her güzelin bir kusurumu desek bilemedim