18 Haziran 2010 Cuma

Karnen Nasıl?


Bugün uzun uzun düşündüm geçmişle ilgili..Geçmişi kurcalamak ellerinde karne, koşan çocukları görünce aklıma geldi nedense..Karnenin artık benim için bişey ifade etmediğini bıçağımı bırakmadan kahvaltıya devam etmem gösteriyordu aslında.Eskiden olsa bıçağı fırlattığım gibi koşar belime kadar balkondan sarkardım.Görmek istediğim elbette karnelerdeki notlar değildi, insanların yüz ifadelerinden ölçmeye çalışırdım karneleri nasıl acaba diye ve böbürlenirdim beni hepsi 5 diye..Şimdi insanların yüzlerinden anlayamıyorum içinde neler sakladıklarını belki bundan aldanışlarım belki bundan iç çekişlerim...Aslında insanlarda anlamıyor çoğu zaman..Birini üzgün görüyorum noldu diyorum.Bilmiyorum..Biri şen şakrak noldu diyorum.Ne biliyim..Yani artık şu şu şu için üzgünüm yada şu şu için bu sevinçliyim diyen çok az insana rastlıyorum..Kimisi yüzüne gülerken içinin ağladığını saklayamıyor.Mesela ben..Hiç beceremem..Gülsemde anında gözlerim dolar..Gülememki. Zorlayamam.Çocukkende böleydim şimdide böleyimm..Bir karneden nereye geldikk..Aslında bu bile açıkça ifadesi..Karnenin bendeki gelenekselliğinin..

Tam bunları düşünürken birden içimdeki Ezgi uyandı.E neden üzülsünlerki bunlar dedim zaten hepsi 5'tir..Artık yok öyle 1. sınıfta 2. sınıfta yazılı falan..Çocuk Psikiolojisine o kadar önem veren bir ülkeyiz ki bunu düşündük..Herşey tamam bu noksan...Benim 1. sınıfta yaşıtlarımın karnesind pekiyileri cirit atarken matematiğim dörttü ama psikolojim hiçte bozulmamıştı aksine o zamandan bu bana Edebiyatçı olacağımın sinyalleriymişte ben bunu Lise sonda idrak edebilmişim.Geç olsun güç olmasın tabiii.

Kısaca somut olsun soyut olsun bazı şeyler unutulma yolunda.. Yakında elden karne vermezler..İnternetten e-okul sağolsun onuda hallediverir..Oda kaybolur..Ne acı...

3 yorum:

PINAR dedi ki...

sayende ilkokul çağlarıma bir yolculuk yaptım kuzuçe=)ne güzeldi herşey karnemi poşet dosyanın içine koyup dayımlara giderdim muhtemelen bütün sülale orda olurdu karneme teker teker bakar adam olucak bu çocuk bakışları ve övgüleriyle egomu tavan yaptırırlardı.eve poşet dosyam harçlık dolu dönerdim.Allahım ne mutluluk..o zamanın poşet dosyalarımızı dolduran harçlıkları bugün başka bi isimle birilerinin ceplerini dolduruyo sanırım o yüzden olsa gerek tadı tuzu kalmadı eğitimin bile=))(biraz çok konuştum galiba:S)

Ezgi* dedi ki...

Çokta güzel konuşmuşsun kuzuçemm,özellikle o poşet dosyanın içini dolduran harçlıklarım şimdi başka cepleri dolduruyor değişin edebi yönden çok takdire şayan bulunmuştur..=)

PINAR dedi ki...

ee 24 saatin 12 saatini bir edebiyatçıyla geçirnce insan ucunda kıyısından kapıyo bişiler=D