2 Ekim 2010 Cumartesi

SabahSabah

**Garip bir huzursuzlukla uyandım bu sabah...Çocukluğunda korkup anne babasının ortasında yatan bir çocuk olmadığımdan mıdır nedir annemle ilk uyuyuşumuzmuydu bu diye bile düşündüm..Ona tek yorganı paylaşamayacağımızı benim yorganımla gelmemin daha iyi olacağını söylememe rağmen buna yok daha neler desede gece 3te bütün yorgana sarıldın sırtım dondu deyişlerini hayal meyal hatırlıyorum...Beni iyi tanıyanlar bilirler kahvaltı en sevdiğim öğündür ama diğer öğünlerdeki insan yoksunluğunun sabah yaşanması çok canımı sıkar..Kalabalık sofraları severim...Hatta öyle bi severim ki tek başıma su bile içmek mutlu etmez beni...

**İş hayatının bir getirisi olduğunu daha hissettim bu sabah..Öğrencilik gibisi yok..Keyfe keder..İstersen gitme..Sabahta uyuyosun hem...Yapıcağın tek şey ders çalışmak.Yo hayır kimsenin ebeveyni değilim..

**Ergen aşklarını geride bırakmışız..Sabah sevdiceğimi uyandırmaya zorlamadım..Uyanırsa uyanır zaten..Bi kere denedim uyandırmayı baktım olmuyormu zorlamadım...

Sabah sabah ne çok şey yapmışım dimi..
Bugün için bi planım olsun isterdim..Kafam dağılsın isterdim...Akşamda bunu yaptım,şuraya gittim,şunu aldımlı yazılar yazmak isterdim ama malesef blog...
Hom siviiiit hom ...

Hiç yorum yok: