31 Mart 2011 Perşembe

Hey ağzına attığın asprin mi yoksa alışılmamış türden bir fil mi ?

Geçen gün kantinde otururken konu bir anda şu meşhur ygs de ki fil sorusuna geldi.. O an  çok fikrim yoktu. Evet duymuştum.. Bir fildir gidiyor falan ama ''neymiş la bu'' diye google beye danışma ihtiyacı nedense hissetmemiştim..Her neyse işte sonra olayın baya baya büyük boyutlarda olduğunu , sosyal paylaşım sitelerinde ''ygs deki fil'' diye gruplar açıldığını duyunca yok artık dedim içimden..Kısa bir araştırma sonucunda.. Aslında herhangi bir şeye bok atma potansiyeline sahip sınavzede öğrencileri yadırgamıyorum.. Sonuçta hepsi  ''ben yaptım da hoca not vermedi ''ya da ''hoca da hep beni görüyo ha ! ''zihniyetli neslin çocukları.. Bu yüzden bana göre ezberci eğitime tokat niteliğinde ki bu soruyu da bu kadar eleştirmeleri olağandır..Soru ;

“filler neden büyük, gri ve kırışıktır? çünkü ufak, beyaz ve yuvarlak olsalardı aspirin olurlardı. beyaz bir fil hayal ederek ona ‘beyaz bir fil’ diyebiliriz. kırışıksız bir fil de ‘kırışıksız bir fil’ olur. başka bir deyişle büyüklük, grilik ve kırışıklık, aristoteles‘in bir fili fil yapan şeyin ne olduğunu tanımlama sınavını geçemez. çünkü aspirin gibi ufak, beyaz ve yuvarlak bir şey bir fil olamaz ve böyle bir nesneyle karşılaştığımızda aklımıza ‘hey, ağzına attığın bir aspirin mi yoksa alışılmamış türden bir fil mi?’ diye sormak gelmez.”

bu parçada varlıkla ilgili aşağıda verilenlerden hangisi sorgulanmaktadır ?

a- zorunlu varlık/mümkün varlık ayrımı
b- özsel/ilineksel nitelikler
c- ana maddenin niteliği
d- madde form ilişkisi
e- var olma/olmama sorunsalı

Okuduğumuz zaman hepimizin bunun felsefe sorusu olduğunu anlayacak eğitimden geçtiğimiz ,  iki kere iki dört diye makinemsi bir yol izlemeyeceğimiz düşünülmüş. İnanılmak istenmiştir...Ama malesef... Saçma sapan müfradat oyunları arasında öğrencinin ''felsefe kolay yeaa ! sen matematik çalış oğğğğğllllum''  naraları atan herkesin karşısına geçip '' Nolduuu?'' diyesim var şimdi... Öğrencilerin bu hale gelmelerinde ki suçlunun eğitim sisteminde ki rezalet ''sayısal sözelden zordur çalış sözeli zaten yaparsın'' mantığı olduğunu herkes bir kere daha gördü... Bunu eleştiren insanların en nihayetinde bunun bir Felsefe sorusu olduğunu unutmamaları  ,önemli olanın o ''hey ağzına attığın asprin mi yoksa alışılmamış türden bir fil mi?'' cümlesinin değil sorunun kökeni olduğunu düşünmeleri gerekmektedir..Ha köken denildiğinde senin aklına kara kökten başka birşey gelmiyorsa hadi canım geçmiş olsun..


dip not: cevap b ' dir.

2 yorum:

Ukeladümbeleği.. dedi ki...

Bayan haklı gençler..

Ezgi* dedi ki...

Dağılalım :D